Ana Sayfa

Yeni sitenize hoş geldiniz.

Yeni sitenize hoş geldiniz! Düzenle bağlantısına tıklayarak bu sayfayı düzenleyebilirsiniz. Sitenizi özelleştirme hakkında daha fazla bilgi için http://learn.wordpress.com/ adresini kontrol edin

Son yazılar

Hikâye mi, Öykü mü?

1940’lı yıllardan beri bir yazınsal tür isim karmaşası içinde kıvranıyor. Aslında bu kıvranış türsel değil ideolojik. Bu tür için hikâye kavramını kullanmanın çeşitli eksik yanları uzun yıllardır yazılıp çizilmekte. Mesel özetle şöyle: Hikâye hem bir türü hem de bir kavramı işaret etmekte. Yani hikâye denilince masallardan efsanelere, menkıbelerden halk söylencelerine kadar geniş bir alanı kapsıyor.Okumaya devam edin “Hikâye mi, Öykü mü?”

Kötülük Üzerine Bir Sayı: Yazı-Yorum 30

Yazı-yorum uzun süredir takip ettiğimiz bir dergi. 30. sayısı yine göz dolduran ve heyecan verici bir kapakla okurlarını selamlıyor. Gündemde kötülük yer alıyor. Ekim 2020 tarihli 30. sayıda şiirde Zekeriya Akbaş, Şahin Yaylak ve Rıdvan Yıldız yer alırken öyküde Hicret Birik, Haluk Çevik, Gülhan Eroğlu, Duran Emre Kamacı ve Erman Şahin yer alıyor. Edebiyatın öznesiOkumaya devam edin “Kötülük Üzerine Bir Sayı: Yazı-Yorum 30”

Ölümü Düşleştirmek ya da Ruhsar’ın rüyası

ilk yazımızda “Edebiyat Daima” adlı sitede yayınlanan Damla Nur Akkipri’nin “Ölümü Düşleştirmek yahut Düşü Ölümsüzleştirmek” adlı öyküsüne yer vermek istedik. Öykü daha başlığında insanı sarsmak istediğini anlatıyor. Daha ilk cümleden anlıyoruz modern çağın hızında kaybolmaya yüz tutmuş bir bireyin sessiz çığlıklarını okuyacağımızı. 18 katlı gökdelen bize verilen ilk ipucu. Modern kentlerin simgesi olduğu kadar kalabalıklarOkumaya devam edin “Ölümü Düşleştirmek ya da Ruhsar’ın rüyası”

Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.

Web sitenizi WordPress.com' da kurun
Başla